Get Your Own! | View Slideshow

Myspace Codes, Myspace GraphicsMyspace LayoutsMyspace CodesMyspace LayoutsMyspace LayoutsMyspace CodesMyspace CodesMyspace, Myspace CodesMyspace LayoutsMyspace LayoutsMyspace LayoutsMyspace LayoutsMyspace CodesMyspace CodesMyspace CodesMyspace Codes

.: Gözyaþý FM :.



islam gunesi - Blogcu
islam gunesi

Tanım

islami siirler, ilahiler, dini konular,hz.muhammed (sav) in hayati


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* e-namaz.com
* blogcu.com/Fatima
* blogcu.com/ozlem405
* gozyasi.net
* esselam.net
* muhammedmustafa.net
* vaizemder.com
* blogcu.com/neslinursema1
* blogcu.com/vuslatsevdasi
* tahapinar.com
* muslumanturk.com
* milligorus-forum.com
* islamiyet.gen.tr
* darulkitap.com
* cinarradyo.com
* yesilyol.net
* risale-i nur kulliyati
* sevde.de
* karaca.de
* wikipedia.org
* vuslatsevdasi.com
* diyadinnet.com/ruya
* konyamustazaf.com
* goncam.net
* karakalem.net
* harunyahya.com
* dinvekitap.com
* hakikatkitabevi.com
* kuran.gen.tr
* bitkisel.tedavi.com
* kalbinsesi.com
* hidayetcagi.com
* barisgok.com
* e-kuran.net
* allahsevgisi.com
* cuzler
* medyumadem
* sakarya mutfagi
* kudusyolu.com
* youtube.com
* islamustundur
* yenisayfa.com
* turkbirligi.com
* sevginehri.net
* ruya.info
* dualar-zikirler
* farukinet
* cinarradyo
* ilkadimdergisi.com
* hikayearsivi.net/bediuzzaman
* allah diye kukreyen aslan
* ahzap.com
* gidaraporu.com
* sevgikupu.com
* harunyahya.org
* ilmiarastirma.org
* hikmet.net
* feyzdergisi
* ailem.zaman.com
* saidnur.com
* portakalagaci
* biriz.biz/sahabiler
* saidnursi.de
* dualar
* gizliilim
* www.nurahasret
* fikih
* annelergrubu.com
* sihirlibahce
* guzelislam
* futuhat
* tr.fgulen.com
* siirler guzel sozler
* fetih suresi
* kurankursumezunlari
FETİH YOLCULUĞU AHSENNUR

DUYURU

Bu blogun devamini www.blogcu.com/fatima dan takip edebilirsiniz.

vaktim kisitli oldugu icin bir sure bu blogla ilgilenemeyecegim dolayisiyla guzel yorumlarinizada cevap yazamayacagim icin uzgunum anlayisiniz icin tsk ederim hakkinizi helal edin Allaha emanet olun...

Yeni site acmak isteyenler buradan ucretsiz kendi sitenizi olusturabilirsiniz www.semaplaza.com


Tarih: 23:18, 6/2/2007
Yorum (73) | Yorum yaz | Bağlantı

Efendimiz sav in "nübüvvet mührü"

 

 Efendimiz sav  in  "nübüvvet mührü"nasil ?

-Cabir b. Semüre'den rivayet edilmiştir: “Ben Resulullah Efendimizin kürek kemikleri arasında bulunan nübüvvet mührünü gördüm. O, güvercin yumurtası büyüklüğünde kırmızımtırak bir yumru idi.”79" (Sünen-i Tirmizi, 6/126)

 

-Abdullah b. Sercis'ten rivayet edilmiştir: "(Resulullah'ın) iki küreği arasında sol küreği bölümü tarafında üstü siğilleri andıran beneklerle dolu peygamber mührüne baktım." (İbni Kesir, Şemail-i Resul, s. 53)

 

-Ebu Saib b. Yezid'den rivayet edilmiştir: "Gözüm Peygamberimiz'in iki omuzu arasındaki mühüre ilişti." (Sünen-i Tirmizi, 6/126)

 

Peygamber Efendimizin nübüvvet (peygamberlik) mührüAllah, Hz. Muhammed (sav)’i alemler üzerine seçmiş ve onun “peygamberlerin sonuncusu” (Ahzab Suresi, 40) olduğunu bildirmiştir. Ondan sonra hiçbir peygamber gönderilmeyecektir ve Kuran insanlara hidayet rehberi olarak gönderilen en son kitaptır. Allah, Peygamber Efendimizin bu eşsiz özelliğini onun mübarek vücudunda bir izle tecelli ettirmiştir.

 

Peygamberimiz (sav)’in mührüne benzer peygamberlik işaretlerinin (Peygamberlik beni), (şamet’ün-nübüvve) diğer peygamberlerde de olduğu, ancak onlarinkinin sağ elinde  bulundugu ve farkli  oldugu rivayet edilmistir.


Tarih: 15:28, 8/1/2007
Yorum (50) | Yorum yaz | Bağlantı

ZIKIR

ALLAH ADININ KALBLERİ AKORD EDİŞİ

Zikir, hareket (ritm), ses ve nefes unsurlarını içeren koplike bir yöntemdir..

Bu değişik unsurlar bir ahenk içinde birlikte çalışarak ilâhî bir orkestrasyon oluştururlar.

Zikir hareketleri 1’li, 2’li, 3’lü ve 4’lü ritmlerden kuruludur. Bu ritmler, kendi içlerinde değişik hızlarda uygulanırlar..

Hareketlerin amacı; beyni ve bedeni aktive etmektir..

Bu salınım hareketleri, özellikle beyin içindeki epifiz ve hipofiz bezlerini tahrik ederek, daha güçlü çalışmasına neden olmakta ve beyinde yeni devreler, yeni nöron gruplaşmaları kurulmaktadır.. Kurulan bu yeni devreler, birbirleri arasında uyumlu hale geçerek, güçlü bir senkronizasyon sağlanmaktadır..

Bu ise, olağanüstü yeni imkanlar demektir..

Hipofiz bezi, kalp gözünün açılmasında, yani duyu ötesi görme sisteminin çalışmasında etkili olan bir bezdir..

Epifiz bezi ise, ruh gözü ile ilgilidir.. Duyular ötesi sezgi sistemini çalıştırır.. Dolayısıyla bu bezlerin harekete geçişi, duyular ötesi âleme girişi başlatır..

Bedendeki bezlerin patronu durumundaki hipofiz bezinin güçlü çalışması, otomatik olarak diğer bezleri de etkiler.. Bedendeki tüm salgı bezleri ve bu bezlere bağlı enerji merkezleri, şimdiye kadar sessiz kalmış, bilinmeyen fonksiyonlarını icra etmeye başlar..

Beden güçlenir ve yenilenir..

Yine bu hareketler, iç kulak içindeki sıvının hareketini sağlar. Bu sıvının içindeki sinir uçları uyarılarak değişik oluşum ve açılımlara yol açar..

Dervişlerin salınım ve dönüşlerini inceleyen bazı bilim adamları, olumlu sonuçlarını tespit ederek, özellikle zekâya yönelik hastalıkları, hastalara bu salınım ve dönme hareketlerini yaptırarak tedâvi etmeye başlamışlardır..

Zikirde verilen ritmlerle evrenin var olan ritmi yakalanır..

Ritim, evrenin nabız atışlarıdır..

Kalbin kendisi de bu ilahî ritimle çalışır..

Her an zikirdedir..

Nefesimiz de bir başka ritimle sürekli zikir yapar..

Zikrin değişik ritimlerle bedendeki dansı; ebedî sevgiliye, Allah’a sesleniştir..

Dolayısıyla zikir, evrensel entegrasyonda çok önemli bir unsurdur..

Zikir yaparken Allah sözü, Allah isimleri veya Allah tamlamaları kullanılır...

Amaç; Allah’a çağrıdır.. Kutsallığa çağrıdır..

Allah adı söylendikçe büyük bir enerji açığa çıkar..

Allah adı bir motor güçtür.. Bir reaktördür..

Enerji üretir ve dağıtır..

İlâhî enerji üretiminin temel taşı Allah adıdır..

Allah adı söylendikçe bir radyoaktif ışıma ortaya çıkar..

Ve.. Bilinen radyasyon olayı gibi herkesi etkiler..

Ruhları ve bedenleri arıtan ve damıtan bir etlidir bu..

İyiye, doğruya ve güzele yöneltir..

Zikre başlandığı anda âdeta bir enerji santrali işlemeye başlar..

Madde ötesi boyutlardan, madde boyutuna doğru ilâhî enerji akımı oluşur..

Allah adı bir anahtar, bir şifredir..

Bugün gelişen teknoloji sayesinde ses titreşimleriyle açılan kapılar yapıldı..

Aynen bunun gibi Allah adı da kalplerin kapısını ilahî âleme açar..

İnsan ruhunu ve bedenini akord eder..

Hücreleri ve atomları yüksek kozmik titreşimlerle uyum içine sokar..

Allah / insan senkronizasyonu kurulur..

Kitlenmiş olan beden enerji merkezleri Allah ismiyle açılır..

Havada normal nefes yoluyla alamadığımız çok ince değerlerde bir enerji türü bulunur..

Zikirde gerek nefes alırken, gerek nefes verirken uygulanan vurgu sistemiyle, damağa ve burun köküne vurulan nefes ayrışarak içindeki “özel enerji”, önce beyine, sonra sağ ve soldaki enerji kanallarından bedene yayılır..

Beyni ve bedeni şarj ederek bu tür enerji eksikliği nedeniyle çalışamayan enerji merkezlerini çalıştırmaya başlar..

Temizleyici, iyileştirici ve kalitelendirici işlev görür..

Beyinin bugünkü tıp tarafından henüz çözülemeyen bölümleri, gerçek fonksiyonlarını ifâ etmeye başlar..

Elektrik enerjisi olmadan bir elektronik âlet nasıl çalışmazsa, gerekli özel enerji olmadan da beyinin bu bilinmeyen bölümleri çalışmaz..

İşte, olağanüstü bazı olaylar ancak bu esrârengiz bölümlerin çalışması ile ortaya çıkar..

İnce enerji çekimi ile bedende biriken olumsuz enerjiler de boşaltılır, beden rahatlar..

Aktive edici etkilerden biri de müziktir.. Müzik ilahî âlemden indirilen mutluluk partikülleridir.. Vecd katsayısını yükseltmek için kullanılır.. Bilge şiirleri üzerine bestelenmiş ilâhiler duygusal değeri ve müzikalitesi ile çoşku dozajını yukarı çeker..

Kalpleri etkileyen yüksek heyecanlar ve hazlarla dervişi hızla ergime noktasına taşır..

Egonun kabuklarını soyar.. Aşk yolunu açar.. Evrenin sevgi sistemine ulaşmayı kolaylaştırır.. Aşksızları aşka çağırır..

Zikir, içtenlik, saflık ve kendini bırakışla yapılmalıdır..

İnsanın kendini olduğu gibi zikre vermesi, zikrin ve vecdin ilk şartıdır..

Gerçek vecd, gerçek ilahî entegrasyon,

gerçek ergime noktası bu kendini bırakışla başlar..

Vecd aydınlığa giden yoldur..

Vecd halinde, zihin ve beden bilinmeyen değişimlere uğrar..

Zaman, mekân ve düşünce sınırlarının ötesine geçilir..

Bilgi ve güç temizlenen zihne dolar..Vecd haline bağlı olarak enerji inişi çoğalır..

Metafizik alışverişin boyutu boyutu artar.. Enerji duvarı aşılır..

 

 

 

BEYİN:

 

1.3 kg. ağırlığında; 10 milyardan fazla hücre içeren; insan vücudunun en karmaşık ve yüksek özellikli organıdır.

İlk özelliği, vücudun sinir hareketlerinin tamamını düzenlemesidir. Gözlerden, kulaklardan ve diğer duyarlı organlardan gelen iç sinir dalgalarını alır,geçmiş deneyimlerinin ışığı altında bilgileri analiz eder ve gerekli yargılara veya hareketlere karar verir. Artı, beyin insanın bilincinin, hafızasının neden bulma (sorun çözme) ve zekasının da tohumudur... Her türlü arzularının olduğu gibi.

Bazen insanın sinir sistemi, çok büyük telefon sistemleri ile karşılaştırılır. Eğer kablo ana merkeze bağlı değilse, kullanılmaz. Benzer şekilde insanın yüzey sinir sistemi uzun sinir liflerinden oluşmuştur. Eğer bu liflerden uyarılar beyine ulaşmazsa, sorun var demektir.

Beyin iki ana hücre karışımından oluşmuştur. Sinir hücreleri(nevrons) ve özel destek hücreleri(nevroglia).. Bu hücreler kan ile (kandaki glikoz ve oksijen ile) beslenirler. Vücut ağırlığının sadece % 2 'sine sahip olan beyin, kandaki oksijenin %25'ini kullanır.

Vücudun dışa açılan dokuz deliği vardır. Neden 7 tanesi kafadadır?

Beyin sadece oksijensiz kaldığı için ölüyor;kansız değil.. Çünki kanın içindeki oksijeni ve glikozu kullanıyor.

Beyinin çalışması, vücudun diğer parçaları gibi, sinir dalgaları ile olur.

Sinir dalgaları iki büyük özelliğe sahip:

1-Saniyede 1-120 metre hız yaparlar.

2-Üretime başlayınca, beyin zarının yüzeyinde elektrokimyasal değişim olur.Diğer bir deyimle nevron (sinir hücresi) dalganın transmisyonu için enerji sağlar.

Şimdi gelen faksında, üretilen yoğurt ve kefir gibi maddelerin hep uyku verici olduğunu yazmışsın.

Burada uykudan kasıt vücudun tam olarak dinlenme hali (kaslar gevşek, kalp atışı düşük,etki-tepki yok). Yalnızca bir yer var ki bütün hızıyla çalışıyor. Bil bakalım neresi??

BEYİN..........................

Organizmaların büyüme ve ölme tasarılarının, çekirdeğe kodlandığını söyleyen bilim adamları, neden bunun insan için de geçerli olduğunu söyleyemiyorlar?

NEDEN 120. gün diye bir kavram oluşmuş?

NEDEN Beyin, hamilelikten 120 gün sonra oluşur? (tam olarak faaliyete geçer)

Çünkü, yaşayacak bireyin nasıl, ne kadar yaşayacağı kodlanacak; ondan sonra "evrensel bilgi kodları" işlenecektir.

SONRA, Bu bilgiye ait şifreler girilecektir. Sonra da diğer biyolojik şeyler, anne-babaya benzeyebilme - karakter .. v.b.

Ha, unutmadan bir de doğum anındaki burçların etkisi.

Yani çocuğun önce neresi çıkıyor? Beyni değil mi?

İşte bu ilk çıkan beyin, ilk ışıkla karşılaıtığında, o ışık uzaysal kaynaklardan çıkıyorsa, onun karakterini taşıyor. Bir anlamda oradan yayılan ilk ışık onun beynindeki bazı yerleri uyarıyor.

Bacaklarından doğan kişiler azdır..Zaten onlar için" lafı şeyinden anlıyor” deriz ya...

Ayrıca Kuran'da bir ayet var ki muhteşem :"Bizim alınlarından yakalayamadığımız, evrende hiçbirşey yoktur."

Zikir ile beyine iletişim yolu açılır. Ancak beyin vücudun dinlenme anlarında en üst açılımda bulunuyor diyorsak iki yol var:

- Meditasyon, Yoga, Namaz veya Zikir...

- Ya da uykuda...

Uykuda daha etkili olması için bir yol da şu olabilir:

- Zikir loop bir banda doldurulur(sonsuz bağlanmış)..Sürekli çalabilen bir teyp kullanılır...

- Uyurken kulaklığı çıkarmayıp , uyku süresince aynı zikir kelimesi verilmelidir...(veya 99 Esma-ül Hüsna'yı beraberce )

- Kendi sesinden doldurulmalıdır.

Acaba ne olur?

Bir denemekte yarar görür müsün?

Hoşçakal

 

 


Tarih: 15:21, 4/1/2007
Yorum (17) | Yorum yaz | Bağlantı

BAYRAMINIZ MUBAREK OLSUN

 

 

FANI DUNYANIN PADISAHI DEGILIM,GONUL HIRKALARINI YAMAR GIYERIM. DOSTLARLA AGLAR,DOSTLARLA GULERIM,SIZ SEVDIKLERIME IYI BAYRAMLAR DILERIM

 

SLM VE DUALARIMLA

 

 


Tarih: 15:02, 28/12/2006
Yorum (24) | Yorum yaz | Bağlantı

KURBAN NE DEMEKTIR?

 

Kurban ne demektir?

Sözlükte yaklaşmak, Allâh’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen

kurbân, dinî bir terim olarak, ibâdet maksadıyla, belirli şartları taşıyan

hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade

eder. Kurban Bayramında kesilen kurbana udhiye, hacda kesilen kurbana

ise hedy denir.

 

 

Kurbanla ilgili genis bilgi icin buraya tiklayin

 

http://www.diyanet.gov.tr/turkish/soruliste.asp?bolum=20

 


Tarih: 15:00, 28/12/2006
Yorum (45) | Yorum yaz | Bağlantı

yoruma cevap

 

isimsiz adi altinda kendini bilmez biri tarafindan yorum yapilmis pislik kendisidir

bir dahaki yorumda kimligini bildirirse daha iyi olur

 

ona cevabim

 

 

Hakkımda Ne Düşünürsen Düşün Allah Her Şeyi Görendir.Allah Her Şeyi Bilen Ve Görendir.

 

İslam Kuran Yolunda Bin Ölür Bin Diriliriz Yine Bu Sevdadan Vazgeçmeyiz...

 

 


Tarih: 15:41, 26/12/2006
Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı

Haci adaylarina 10 tavsiye

Hac mevsimine girdik. Bu günler, hacı adaylarının heyecan basamaklarını tırmandıkları günler. Tatlı bir telaş var her hacının evinde. Kolay değil. "Mahşerin provasına" çıkacak. İhramını kefeni bilecek, geride bıraktıklarını Allah'a emanet edecek ve Hz. İbrahim'in binlerce yıl öteden gelen davetine koşacak. Yeryüzünün göbeğine, insanlığın ilk misafirhanesine, dünyanın ilk mabedine yürüyecek.
Hz. İbrahim'in, Hz. Hacer'in, Hz. İsmail'in, Hz. Muhammed'in kokusunun peşine düşecek. Arafat'ta marifete erip Adem gibi "adam" olacak. Meş'ari'l-Haram'da (Müzdelife) şuura erecek. Mina'da, içindeki ve dışındaki şeytanlarla savaşmak için atış talimi yapacak. Kurban kesip Hz. İbrahim ve İsmail'in teslimiyetini örnek alacak. Dahası, İsmail'i almayıp üstüne bir de İshak'ı bahşeden Allah'ın cömertliğine bakıp, "Eğer Allah isterse, almak için istemez, vermek için ister" diyecek ve Allah için verme yarışına girecek.
İşte böyle bereketli bir yolculuk hac yolculuğu. Kim için? Tabii ki her giden için değil. Eğer işin şuurunda değilse kişi, değil gitmek, Kâbe'nin avlusunda yaşayıp ölse hiçbir şey fark etmez. Unutmayın, Ebu Cehil'in evi Kâbe'ye Allah Rasulü'nün evinden yakındı.
Gidip "acı" olmak da var, gidip "hacı" olmak da. Mührü bozulmadan gidip gelenler, zahmetli bir turistik yolculuk yapmış olurlar. Anadan doğduğu günkü gibi temiz ve pak dönmek isteyenler, haccı "ana rahmine" bir yolculuk bilmeliler. Ana rahmine yolculuk yapan insan, yiyecek, içecek, giyecek derdine düşmez. Ana rahminde bunların esamisi okunmaz. Tüm unvanlarını, statülerini, afrasını, tafrasını bırakır. Tüm elbiselerinden soyunur gibi dünyayı soyunur. "Rahmeti" bir ihram gibi kuşanır.
İşte şu tavsiyeler, onlar için:
1.
Hac yoluna çıkarken, Allah'ın size emanet ettiklerini Allah'a emanet etmeyi öğreniniz. Gözünüz arkada kalmasın, yoksa bu, emanet ettiğinizin emaneti koruyacağından şüphe duyduğunuz anlamına gelir. Gözünüz, gönlünüz gibi Kâbe'ye dönük olsun.
2. Hac yolu, bir mahşer yürüyüşüdür. Mahşere çıkarken mide cilalanmaz. Kalp ve kafa hazırlanır. Hacı adayı, mutlaka haccın ruhunu aktaran eserlerle kendisini hazırlamalı. Haccın ruhunu kavramalı. Nereye gittiğini bilmeli. Nafileleri artırarak kalbini hazırlamalı.
3. Hacı adayı, ihramını kefeni bilmeli. Nefsini öldürüp kendini yeniden doğurmak için yola çıkmalı. Mahşere yürürken, gözü ve gönlü dünyalıklarda takılı kalmamalı. Ömrünün muhasebesini baştan sona yapmalı ve yarım kalmış hesapları kapatmalı. Kırgınlıklara nokta koymalı. Küskünlüklere son vermeli. Kırdığı gönülleri almalı. Yıktığı kalpleri yapmalı. Üzerinde hakkı olanların hakkını vermeli.
4. Hacı adayı, yoldan önce yol arkadaşını iyi seçmeli. Yoldan çıkaran da, yola sokan da yoldaştır, bilmeli. Kendisi gibi yolcu olanların hukukunu gözetmeli. Sefer, insanın içini dışına döker. Tüm maskeler yolculukta düşer. Kişi gerçek karakteriyle yolculukta görünür.
5.
Hac boyunca, başkalarına eziyet vererek sevap kazanacağını sanmamalı. Nafile ibadet sevabı alacağım diye, haram işlememeli. Hacda "cidal" haramdır. Cidal, başkalarıyla takışmak, çekişmek, kırmak, gücendirmektir.
6. Hacı, "otomatik ibadet motoru" olmak yerine, şu sayıda umre yaptım diye övünmek yerine, mukaddes mekanların kokusunu alacak, Peygamberlerin ayak izini görecek, Rasulullah'ın sesini duyacak bir kalbe sahip olmak için gayret etmeli.
7. Kâbe'den fazla çarşı pazarı tavaf etmek, Kâbe'ye karşı ayıptır. Milletin evi takke, tespih ve seccade doldu. İsraftan başka bir şey olmayan bu tür hediyelerin yerini, okuyanı diriltici bir hacca ikna edecek kitaplar almalı.
8. Hacı, başlarında giden din görevlilerini "amigo", kafilesini "futbol takımı", haccı bir "maç" gibi görmemeli. En makbul dua, içinden gelen duadır. Çünkü dua kalbin Allah'la konuşmasıdır. Duasını bile görevliye sipariş veren bir hacı, elleriyle göğsünü yoklamalı

9. Hac, İslâm ümmetinin genel kongresidir. Orada baş dilinden öte kalp dili konuşulur. Siyahın beyazdan, Arab'ın Acem'den, Türk'ün Kürt'ten farkı yoktur. Bir selam, bir tebessüm, bir ikram, bir yer gösterme, kalp diliyle konuşmaktır.
10. Hac, kulun Allah'la sözleşme yenilemesidir. Hacı, Allah'la yaptığı bu sözleşmenin farkında olmalıdır. O zaman hac, kişinin imanına şahit olur.
Gidenlerin haccı, şimdiden mübarek olsun. Gidemeyenlere Allah kapılar açsın!

 

 


Tarih: 16:17, 6/12/2006
Yorum (16) | Yorum yaz | Bağlantı

VAR BENIM

 

  

 Yar yanar kervan geçer yüreğimden her gece   
  Dilimde nakışlıdır bir kelime tek hece     
  Yorulurum yorgunum senin derdinden nice       
  Dağlarım var o dağlarda yollarım yok benim
  

   Tükenmeyecek derdi ilaç azdırır imiş
   Mevla sevene mezar kazdırır imiş 
   İki gününü bir asır azdırır imiş
   Sana ulaşmak için asırlarım var benim  
  

 Elime hançer değse gül zannederdi gönül
 Gözüme hazan değse yaz zannederdi gönül
 Bütün elemlerimi haz zannederdi gönül
 Onulmaz yaralarım sevdalarım var benim           

 Uzakların ışığı yanmaz oldu nicedir   
 Senin ismin kalbimde saklı nicedir   
 Hasretinle biçare beter oldum bilesin
 Yüreğime sığmayan yangınlarım var benim
     

 Adını alışmak koymuşlar nicedir unutmanın   
 Ben seni unutmuşşam yalan doğar fecirler   
 Her şafakta her gurupta seni anar yüreğim
 Senden sonra sadece küllerim var benim      
 Sana gelmez feryatlarım çıglıklarım var benim  

 Dalgalar senden yana çarpmaz oldu kıyıya   
 Martılar selamını getirmiyor nicedir   
 Uzaklarda sağ mısın yaşıyor musun hala?   
 Kalbimde senin için topraklarım var benim.
 

           


Tarih: 16:45, 15/11/2006
Yorum (14) | Yorum yaz | Bağlantı

Allah


Tarih: 01:26, 31/10/2006
Yorum (13) | Yorum yaz | Bağlantı

RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

 

Ramazan Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı,

sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katlı, sofranız tatlı,

mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı, yuvanız bereketli olsun...

Damağınızı, ruhunuzu ve çevrenizi tadlandıran,

Sema kapılarının açık olduğu bugünde

heybenizde tohum tohum dua menekşeleri saçmanız

temennisiyle hayırlı bayramlar dilerim


Tarih: 23:04, 20/10/2006
Yorum (30) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->

blog ekle blog toplist
Cursors